23 Ocak 2011 ~ 0 Comments

Webmin Pardus ile tanışır…

Bir süredir Webmin ‘e Pardus desteği gelmesi konusunda, ÇOMU ‘de Necdet Yücel ‘in  öğrencilerinden Ahmetcan[0] ve Serhat [1]uğraş veriyorlardı. Webmin ‘in bir sonraki indirilebilir sürümüyle, artık Pardus desteği de kazanacak. Bu bilgi 1.5.2 sürümünün ChangeLog ‘una düşmüş. Yakında buradaki hata da kapanarak Webmin, Pardus ‘ta kullanılabilir hale gelecek…

[0] ahmetcan196 [-*-] gmail.com
[1] demircan.serhat [-*-] gmail.com

03 Kasım 2010 ~ 3 Comments

ÇOMU ‘de 4 Yıl: Hayaller Gerçekler ve Painkiller

Yıllarca evinden “Bilim Teknik” dergisi eksik olmayan biri olarak, Bilgisayar Mühendisliği ‘ni kazanıp, “Bilim Adamı olacağım ben” demek çokta kötü bir söylem olmasa gerek. Öyleki, yeni nesilin “İş Adamı Olacağım” gibi söylemlerde bulunduğu bir dönemde… Oysa, hiç bir fikrim yoktu iş adamı olmakla ilgi. İşte böyle bir saflık içindeydim bölümü kazandığımda, ta ki gerçekleri görene kadar…

Heyecan, Saflık ve Bilim
Genellikle bölüme hazırlık niteliğinde sayısal, sosyal ve lise(!) ağırlıklı dersler aldığımız bir dönemde herşey çok iyimser gitti. Şu seneyi atlatayım çok güzel şeyler öğreneceğim gibi bi izlenim oluşmuştu. Şimdi ne kadar safmışım desemde, büyük bir iyi niyetle tüm derslere girip, deyim yerindeyse “Aç gibi” gibi dinliyordum, belki birşeyler kaparım diye. Tabi ki şu andaki aklım olsa sadece geçmeye oynar, kendi gelişimime bakardım. Sıfır olarak nitelendirmiyorum tabi ki ilk seneyi. Çok şahane e-posta atmayı, soru sormayı öğrenmiştim mesela 1. Sınıfta. Gerçekçi olayım o seneye dair aklımda kalan tek şeyde bu aslında.
Böyle geçti ilk sene. Neler oluyor? Üniversite nedir ki? gibi sorulara cevap bulup, Prof. insanmış, hocalar ile sohbet edilebiliyormuş gibi kazanımlar elde ettim ki, bizim bölümün belki de tek artı tarafıdır hocanının yanına gidebilmek, sohbet edebilmek, soru sorabilmek. Bunun bir silah olarak kullanıldığını sonradan öğrenmek ise kaybettirdi tüm kazanımları. Kısaca ilk sene umut olarak mükemmele yakın, donanım olarak ise hiçe daha yakın bir sene idi. Ama bolcana Tubitak Yayını okuyarak, büyük bir umutla tatile girdim ve bekledim o mükemmel ikinci seneyi.(!)

Hayal Kırıklığı, Umut ve Motivasyon
İkinci sınfın vizelerinin sonuçları açıklandığında umutlarımı yitirmeye başlamıştım. Çünkü derleyici bile açmadan sınavlardan geçilebileceği izlenimi oluşmuştu ki bunu final sınavlarında test edip onayladım. Hiç bir şekilde derleyici açmadan, slaytları ezberleyerek geçilebildim programlama derslerini. Oysa programlama öğreneceğim diye rss reader, mp3 player gibi saçma sapan(!) şeyler yazmıştım kendime. Artık DD ‘ye oynamanın zamanı gelmişti.  O sene ki tek motivasyon kaynağım ise Özgürlük ‘tü… Birde “Çok spam geliyor maillerime bakmıyorum” lafı :) Kısaca “Evrimsel Hesaplama” gibi zevkli konulara eğilimi olan bir Bilgisayar Mühendisi adayı için hayal kırıklığı yaratan bir sene olmuştu.

Bitsede Gitsek
Gittikçe azalan motivasyonum ile beraber derslere girme eğilimimde azalmıştı 3. Sınıfta. Devamsızlık hakkımı(!) sonuna kadar kullandım. Kitap okumak, derslere girmekten daha mantıklı geliyordu o sene. Bende birşeyler kapabileceğim derslere girdim ve diğer derslerde DD ‘ye oynamaya karar verdim. Sonuç olumluydu çünkü slaytlar vardı elimde :)
O sene hakkında, aklımda kalan bazı şeyler ise okuduğum, Java, Python ve Design Patterns kitapları oldu. Bolca boş vaktim olmasından dolayı güzel yazılar, kitaplar okuduğum bir yıl olmuştu. Nedenini bende tam bilmiyorum(!) ama, “Bitsede gitsek” dediğimi çok fazla hatırlıyorum. Neyse ki Özgürlük vardı etrafımda. EULA ‘yı imzalamayı bıraktığım sene de diyebilirim aslında.

Kabus ve Painkiller
Bir öğrencinin giriştiği en büyük iş olmuştur Bitirme Projesi genellikle. Android için uygulama yazma fikri, hem özgürlük açısından, hemde öğreneceğim teknolojiler bakımından çok heyecanlı gelmişti ilk başta. Tabi bitirme projelerinin %90 ‘ının çöpe gittiği gerçeğini hesaba katmamıştım. Pardus 64-bit projesinden başka çöpe gitmeyen başka bir proje hatırlamıyorum gerçekten. Aslında öğrendiğim şeyler tabi ki çöpe gitmedi. Asıl beni rahatsız eden, son sınıf öğrencisi için bu proje ne kadar önemli ise, Juri için o kadar önemsiz olmasıydı. Bir senenizi ayırdığınız projenin 15 dakikada anlatılmasının istenmesi. Yetmeyen zaman sonunda: “Tamam sana inandık.” denilmesiydi rahatsızlık duyduran. Son senedeki tek sorun bu değildi benim için. Kaldığım 2 ders yüzünden 4 ayımın kaybolmasıydı. Genelde derste uyuyan adamların, “Evrimsel hesaplama” sunumu yaparken uyanıp, garip sorular sormasıydı.(O zaman anladım ki, sorun sadece hocalarda değildi.) Şu anda, hakkında hiç bir şey bilmediğim bazı dersler için geçirdiğim uykusuz gecelerdi. Neyseki her türlü ruh halinden anlayan bir sevda vardı. Ne zaman mutlu olsak, sorunlu olsak, dersten kalsak, uyuyamasak, evde bir ses yükseliyordu. Painkiller :)

Bitiş ve Özgürlüğe Adımlar
Neyse ki, bana birkaç aya maal olsada, okul bitti. Dolaylı yoldan da olsa bana bir sürü bilgi kazandırdı. “Bilim adamı olma” umutlarını, düşük not ortalamam ile rafa kaldırmış olsamda, diplomayı aldıktan 8 dakika sonra işe başlamak büyük moral oldu. Artık Necdet Hoca ile birlikte ipv6 projesinde çalışıyorum. Özgür bir Vidyo Konferans yazılımı geliştiriyoruz. Bunun dışında, bu öğrenim yılı içerisinde Çomak ‘ı hayata geçireceğiz. Çok öğretici/öğrenici bir yıl olacak gibi. Lisans öğrenciliği hayatım bitti. Ancak hayatımda fazlada birşey değişmedi. Hala Çanakkale ‘deyim. Aynı ev arkadaşlarım ile kalıyorum.* * * * Okuldan arkadaşlarımla Çomak ‘ta çalışıyorum. Eskiden olduğundan biraz daha fazla(!) okula gidiyorum. Hala Evrim Çalışkanıyım. Ve hala bıkmadan Painkiller dinliyorum/dinliyoruz.

04 Mayıs 2010 ~ 0 Comments

Pardus 2010 staj ve ÇOMÜ

Pardus 2010 yaz stajına hak kazananlar açıklandı. ÇOMÜ ‘den 3 bizim evden 1 kişi yine Pardus ‘ta.

17 Nisan 2010 ~ 1 Comment

ODTU progrmalama yarışması 2010 ve RunForOsman (R.I.P.)

http://www.scottramsey.com.au/playground/wp-content/uploads/2006/08/horse.jpghttp://www.freeclipartnow.com/d/24557-1/R-I-P-gravestone.jpgBu sene sekizincisi düzenlenen geleneksel ODTU programlama yarışması finalistleri açıklandı. Bizim evden Sedat ve Orçun ‘un oluşturduğu RunForOsman ekibi de finale yükseldi. Finalistler açıklandığı anda yaşanan sevinç uzun sürmedi. Gruba ismini veren  ingiliz safkanı Run for Osman öldü ve evin üstüne bir üzüntü çöktü. Onun anısını yaşatmak için girdiler yarışmaya. Yarışma bugün sonuçlanacak. Haydi çocuklar RFO ‘nın anısını yaşatın. Run for Run for Osman.

Kalp Krizi geçirdiği son koşusu;   RunForOsman

06 Nisan 2010 ~ 0 Comments

Özgür yazılım günleri 2010 ‘un ardından

Daha önce; 2007ODTU, 2008EGE, 2009BILGI ‘de katılma fırsatı yakaladığım Linux Şenliklerinin bu seneki ayağı yine BILGI ‘deydi. BILGI ‘nin özgür yazılıma verdiği desteği tabiki beğeniyorum. Ama Neden bu senede aynı üniversitede? Ve Linux Şenliklerinin ismi neden değişti? yada Neden birlikte yapılmadı? gibi sorulardanda kendimi alamadım. Çünkü EGE ‘deki şenlikte yat gezisi, paintball turnuvası gibi sosyal aktiviteler vardı. Geçen senekinde ise bu aktivitelerin yerini oyun turnuvaları almıştı.

Ama yinede çok güzeldi herşey. Özenle seçilmiş konuşmacılar, paralel olmalarına karşın güzel oluşturulmuş bir program ve diğerleri. Geleneksel olarak katıldığımız bu etkinliğe, bu senede COMU olarak 30 kişilik bir ekiple katıldık. Katılabilmemiz için sınav tarihlerini bir hafta ileri alan bölümümüzede teşekkür ederiz.

İki gün boyunca Kartal ‘dan Dolapdere ‘ye gitmek biraz eziyet verici olsada. Öğrenciliğimin son yılına renk katan bir aktivite oldu. Katıldığım seminer ile şenlikten aklımda kalanlar ise şöyle;

Matt Zimmerman (Canonical) ve Ubuntu

Ubuntu proje yöneticisi ve yönetim kurulu başkanı Matt güzel bir sunum gerçekleştirdi. Projenin doğuşunu ve gelişiminden bahsetti. Sorusu üzerine, Ubuntu kullanan elleri görünce çok sevindi ve herkezi destek vermeye çağırdı. Sunumun sonundada bence çoğu haklı olan Debian cılardan gelen sorulara göğüs gerdi. Daha önce Debian güvenlik takımında görev aldığından bu sorulara hazırlıklı gibiydi, çok güzel cevaplar verdi.

Chris Stephenson – Teori ile Pratik arası uçurum

Geçen senede mükemmel ve zevkli bir seminer veren BILGI üğretim üyesi Chris S. ana dili olmayan Türkçe ‘si ile bizleri bilgilendirdi. Şirketler ile bilim arasındaki uçurumdan bahsetti ve beni mest etti. Piyasa yüzünden iyi bilim adamlarının işlerini doğru yapamadığından bahsetti. Özellikle verdiği bir örnek çok çarpıcıydı;

[...]

23 Şubat 2010 ~ 1 Comment

Python ile Google Translate

Python ‘da yazılan bir betik için Google Translate ile çeviri lazım olmuştu. Aşağıdaki fonksyon ile sorun çözülmüş oldu.

[...]

25 Aralık 2009 ~ 0 Comments

Android artık Netbeans ile…

Bitirme projesi olarak Android ‘de geliştireceğim uygulama için bir süredir Eclipse kullanıyordum.. Artık Netbeans için Android Plugin çıktığına göre Netbeans ‘e geçiş yapabiliriz…

13 Kasım 2009 ~ 0 Comments

AkYolBil: İETT ‘de artık Linux koşacak

Bir İstanbul Belediye iştirak şirketi olan Belbim A.Ş. 14 yıl boyunca kullandığımız, dünyada en çok kullanılan 3. elektronik ücret toplama sistemi olan akbil sisteminin yerine bir akıllı sistem geliştirmiş. AkYolbil (İETT Araç Takip ve Yolcu Bilgilendirme Sistemi). Bu sistemin geliştirilmesinin; kullanım kolaylığı, bilgi kaybı olmaması gibi bir sürü özelliği olacakmış. En önemli kısmı ise bu sistemdeki akıllı cihazların ARM9 mimarisi kullanan Linux sistemler olması. Bu yeni sistemin getirileri şunlar olacakmış;

  • Elektronik Bilet – İstanbul Kart (Çanakkale, İzmir gib şehirlerde kullanılan Kent Kart ‘ın bir benzeri.)
  • RF Akıllı Jeton.
  • Akıllı Kart okuyucu.
  • Para doldurma otomatı.
  • Akıllı duraklar (Bir sonraki otobüsün kaç dakikasonra geleceği ve nerde olacağı bilgileri.

Ayrıntılı açıklama şurada.

Bitirme ödevimin Android Linux üzerinde bir uygulama geliştirmek olması ve bu uygulama GPS sistemi ile entegre olacağından, ayrıca Üniversite biterse bir sene sonra temelli bulunacağım şehir İstanbul olacağından bu haber ilgimi çekti ve yazayım dedim…

NOT: Geçenlerde İzmir’e gittim ancak Çanakkale’de kullandığım KentKart ‘ı orada kullanamadım. Keşke tüm şehirlerde kullanılacak bir sistem yapılsaymış.

07 Kasım 2009 ~ 0 Comments

EvoSTAR 2010: Evrimsel Hesaplama ve Programlama Konferansları

EvoStar 2010 logo

EvoStar 2010 logo

Bir kaç senedir hobi olarak EVRİM ile ilgileniyordum. Bir kaç aydır EvrimÇalışkanları destekçisiyim…

Bilgisayar Mühendisliği okumamdan dolayı Evrimsel Hesaplamalarla ilgili bir şeyler okuyordum.

Avrupanın en öndeki Evrimsel Hesaplama ve Programlama organizasyonlarından olan EvoSTAR. Bu sene İstanbul – Türkiyede yapılcak. EvrimÇalışkanlarının blogunda şöyle bir açıklama bulunuyor;

Teorik ve uygulamalı araştırmalarda son özellikler; EVO* konuları biyoloji bilimlerinde, sayısal optimizasyonda, müzik ve sanatın etki alanlarında, görüntü analiz ve sinyal işlemede, donanım optimizasyonu ve geniş bir uygulama yelpazesi olan endüstriyel, mali, bilimsel alanda ve diğer gerçek dünya problemlerinde birleşimsel optimizasyon, evrimsel algoritmalar, makine öğrenimi ve veri madenciliği teknikleri için son genetik programlama sorunları, evrimsel ve diğer meta-sezgisel yaklaşımları içerir.

7-9 Nisan 2010 tarihleri arasında düzenlenecek olan seminerlere İstanbul Teknik Üniversitesi ev sahipliği yapacakmış.

Koşullar müsait olursa Nisan ‘da orada olmak istiyorum…

02 Kasım 2009 ~ 0 Comments

Pardus 64 bit sürüm takvimi açıklandı

Şurada yazdığı gibi;

rootfs: 23 Kasım 2009
alfa: 1 Şubat 2010
beta: 22 Şubat 2010
RC1: 8 Mart 2010
RC2: 15 Mart 2010
final: 1 Nisan 2010