06 Nisan 2010 ~ 0 Comments

Özgür yazılım günleri 2010 ‘un ardından

Daha önce; 2007ODTU, 2008EGE, 2009BILGI ‘de katılma fırsatı yakaladığım Linux Şenliklerinin bu seneki ayağı yine BILGI ‘deydi. BILGI ‘nin özgür yazılıma verdiği desteği tabiki beğeniyorum. Ama Neden bu senede aynı üniversitede? Ve Linux Şenliklerinin ismi neden değişti? yada Neden birlikte yapılmadı? gibi sorulardanda kendimi alamadım. Çünkü EGE ‘deki şenlikte yat gezisi, paintball turnuvası gibi sosyal aktiviteler vardı. Geçen senekinde ise bu aktivitelerin yerini oyun turnuvaları almıştı.

Ama yinede çok güzeldi herşey. Özenle seçilmiş konuşmacılar, paralel olmalarına karşın güzel oluşturulmuş bir program ve diğerleri. Geleneksel olarak katıldığımız bu etkinliğe, bu senede COMU olarak 30 kişilik bir ekiple katıldık. Katılabilmemiz için sınav tarihlerini bir hafta ileri alan bölümümüzede teşekkür ederiz.

İki gün boyunca Kartal ‘dan Dolapdere ‘ye gitmek biraz eziyet verici olsada. Öğrenciliğimin son yılına renk katan bir aktivite oldu. Katıldığım seminer ile şenlikten aklımda kalanlar ise şöyle;

Matt Zimmerman (Canonical) ve Ubuntu

Ubuntu proje yöneticisi ve yönetim kurulu başkanı Matt güzel bir sunum gerçekleştirdi. Projenin doğuşunu ve gelişiminden bahsetti. Sorusu üzerine, Ubuntu kullanan elleri görünce çok sevindi ve herkezi destek vermeye çağırdı. Sunumun sonundada bence çoğu haklı olan Debian cılardan gelen sorulara göğüs gerdi. Daha önce Debian güvenlik takımında görev aldığından bu sorulara hazırlıklı gibiydi, çok güzel cevaplar verdi.

Chris Stephenson – Teori ile Pratik arası uçurum

Geçen senede mükemmel ve zevkli bir seminer veren BILGI üğretim üyesi Chris S. ana dili olmayan Türkçe ‘si ile bizleri bilgilendirdi. Şirketler ile bilim arasındaki uçurumdan bahsetti ve beni mest etti. Piyasa yüzünden iyi bilim adamlarının işlerini doğru yapamadığından bahsetti. Özellikle verdiği bir örnek çok çarpıcıydı;

Piyasadaki algoritma kitaplarını incelemiş ve gittikçe daha az bilgi olduğunu ama sayfa sayısında bir değişiklik olmadığından bahsetti. Temsili bir dille yazılmış algoritmalardaki atama işlemi eskiden ‘<-’ işareti ile temsil edilirken, piyasanın baskısı yüzünden ‘=’ ile temsil edilmesinin çok yanlış olduğunu söyledi. Bazıları sponsor olsa bile piyasacılara giydirdi. Teşekkürü borç bilirim.

Kartaca, Geyik Kültürü ,Zeitin ve Parkyeri

Çalışma düzenleri ile gazetelere bile haber olmuş Kartaca çalışanlarının verdiği seminer ismiyle hiç çelişmedi. Kartaca ‘da işlerin nasıl yürüdüğünden, yatay hiyerarşiden ve yaptıkları geyiklerden bahsettiler. Eğlenceliydi. Zeitin takımının verdiği Vidi* semineri daha teknik ve ciddiydi. Streaming olayında bizi aydınlattılar. Seminer dışındada sorularımıza hemen cevap verdiler. Parkyeri çatısında bulunan bu iki şirkete özgür yazılıma verdikleri katkılar sevindiriciydi. (Galiba bunların dışında sponsor olarak sadece Novell vardı.)

Bilişim Sektöründe Taşeronlaştırma ve İşsizlik

Özenle seçilmiş konuları bir saat içinde ancak bu kadar güzel değinilirdi. Bilişim sektöründeki üretimsizlikten, üretim yerine dışarıdan alımdan, sendikasızlıktan, çalışanlarına haklarını bilmemesinden, IBM ‘deki direnişten bahsedildi. İleride belkide bir sendikaya dönüşecek Bitder ‘in tanıtımıda yapıldı. Gerçekten çok kapsamlı bir konuşmaydı. Biz, bilişim emekçilerinin sorunlarından bahsedildi. Sunum şurada;

http://www.bitder.org/dokumanlar/OZGUR_YAZILIM_SUNUSU.pdf

Leslie Hawthorn (Google) ve Brian King (Mozdev)

Çok tatlı Google çalışanı Leslie, İngiliz Edebiyatı mezunu olmasına rağmen “ekrandan fırlayan ayak” için özgür yazılım gönül vermiş. GSOC ‘un sorumlularından olan Leslie sunumunda, Google ‘ın neden özgür yazılıma destek verdiği, GSOC ‘a ayırdıkları devasa bütçeden ve GSOC da başarılı olan Pınar, Eren ve Sarp ‘dan bahsetti. Mozdev ‘in başkanlığını yapam Brian ise Firefox ‘un gelecek planlarından ve DrumBeat üzerinde konuştu.

Son Seminerler ve Eve dönüş

Necdet hoca, Mete-Meltem-Metin ile birlikte 64 bit Pardus hazırlarken edindikleri deneyimlerden yola çıkarak, özgür yazılım projelerine nasıl destek verilebileceğinden bahsetti.

Bitirme projemle ilgisi olduğundan, asıl beklediğim seminer olan “Android ile uygulama geliştirme” ise bence hayal kırıklığıydı. Android ‘in mimarisinden çok, nasıl para kazanılacağından bahsedildi. Bazı şeyler yanlış anlatıldı. Kısacası beklediğim gibi olmadı.

Ve son seminer olan “İleri düzey PostgreSQL” ve “Devrim Gündüz” hafif komedi tadında olsada en öğretici seminerlerden biriydi. PostgreSQL ‘e yine hayran kaldık. Çok ince detaylar öğrendik. Sonundada sayın Gündüz ‘ün kafasından aşağı dökülen gülleri izledik.

Belkide öğrencilik yılllarımı son şenliği böyle geçti işte. Dönüş yolundada bu halkın ne kadar oynak olduğuna bir kez daha şahit olduk. Murat ile birlikte bundan sonraki şenliklerede katılma kararı aldık.

Birkaç yapıcı eleştiride yapmak gerekirse;

  • Bence şenlikler değişik illerde olmalı. İstanbul dışındaki öğrencilerde özgürlüğü tatmalı.
  • Nedense 2008 deki aktiviteler çok güzeldi keşke devam etseler.
  • Bir bilişim sendikası için el ele verilmeli.
  • Bazı konuşmacılara 1 saat yetmedi.
  • Öğrencilere yemek verilsin (BILGI çok pahalı :)

Bu güzel organizasyon için herkeze teşekkürler. Nice şenliklere efendim…

Leave a Reply